Aşık bireylerin beyinlerinde neler oluyor

Psikolog Büşra Nur Turan yazdı ...

Aşık bireylerin beyinlerinde neler oluyor
08 Mayıs 2020 - 11:56 - Güncelleme: 10 Mayıs 2020 - 15:30

AŞIK BİREYLERİN BEYİNLERİNDE NELER OLUYOR?

 Sizlerin de midesinde kelebeklerin uçuştuğu, heycandan kalbinin küt küt attığı veya sevgilinizi gördüğünüzde elinizin ayağınıza dolanıp, sakarlaştığı dönemler oldu mu? Aşık olan bireylerin bu fiziksel belirtilerine hepiniz aşinasınızdır veya birçoğunuz deneyimlemişsinizdir. Peki bunların yanında beynimizde neler oluyor diye hiç merak ettiniz mi? Cevabınız evetse hadi beraber göz atalım.
 
Dopamin ve Zevk

 Aşk, içerisinde yoğun bir şekilde sevgi ,bağlılık, tutku ve daha sayamayacağımız birçok hissin karışımını içerir.Şimdi hep beraber aşık insanlarda ortaya çıkan davranışlar ve altında yatan beyin sistemini incelemeye çalışalım. Aşık olan bireylerde en sık karşılaşılan durumlardan biri zihinlerinde sürekli partnerlerinin dönüp durması, tekrarlayan bir şekilde onu düşünmesidir. Bu süreç her gerçekleştiğinde partneriniz yanınızda olmasa bile her zihninize getirişinizde bunun sizde mutluluk uyandırdığını farketmişsinizdir. Peki bize sürekli düşündürüp, düşündükçe de mutlu olmamızı sağlayan şey nedir? Beynimizde bunu sağlayan  dopamin denilen önemli bir  nörotransmitterdir. Dopamin,bizlerin zevk aldığı her ne var ise onu bize sürekli olarak yaptırma isteği uyandıran bir maddedir. Bu  sadece aşık olduğumuz kişiyi düşünürken değil; sevdiğimiz bir yemeyi yerken, sevdiğimiz etkinlikleri yaparken veya sigara bağımlısı olan bir birey için de sigara içerken  salgılanmaktadır. Kısacası haz aldığımız eylemleri gerçekleştirdiğimizde dopamin aktive olmaktadır ve her zevk alışınızda beyninize şu mesajı vermektedir: ”Ben bunu sevdim, tekrar yap, yine yap. ”Bu yüzden madde bağımlıları, maddeden yoksun kaldığında dopamin depolarını dolduramadıkları için kriz anına girerler ve maddeyi alıp dopamin o tatmini yaşayınca tekrar eski hallerine dönerler. Aşık bireylerde de partnerlerini sürekli bir şekilde düşünüp mutlu hissetme sebebi dopaminden kaynaklıdır.
 
Oksitosin ve Bağlılık

 Peki aşık olduğunuz kişiyi neden hemen terk edemiyorsunuz, nasıl oluyor da aylarca veya senelerce aynı kişide kalabiliyorsunuz, bunu hiç merak ettiniz mi? Bağlılıktan dolayı cevaplarınızı duyuyor gibiyim. Evet çok doğru bir yanıt. Beynimizde bu bağlanmayı sağlayan oksitosin denilen bir kimyasaldır ve bu sayede sevdiğiniz kişiyle uzunca bir süre beraber yaşam sürmenize imkan verir. Oksitosin, sadece bağlanmada rol alan bir madde değildir. Annenin doğum yaptığı sırada, emzirme de, bir kişiye sarıldığımızda da salgılanır ve oksitosinin salgılandığı durumlarda kişide rahatlama hissiyatı oluşturma gibi bir görevi de vardır. Kişi kendisini stresli bir ortamda hissettiğinde, o anında yanında ona güven veren biri varsa, bu o kişide oksitosin salgılatarak kişiye rahatlama sağlayacaktır. Birde en sık deneyimlediğimiz durumlardan biri olan karşımızdaki insanın bizim hoşumuza gitmeyecek bir davranışta bulunup, bizi aşırı öfkelendirdiği durumlardır. Bu yaşanılan durum sonrasında artık konuşmama kararı almışsınızdır hatta artık o kadar eminsinizdir ki yüzüne bile bakmayacağınızdan ama her ne oluyorsa bir zaman sonra bir bakıyorsunuz ki sizde ki o öfke dinmiş, bazı şeyleri unutturmuş ve affetmişsiniz. İşte burda da olayın etkisini hafifletip, yavaştan sildirip affettiren hormon oksitosindir. Erkekler de ise bağlanma görevini gören vazopressin hormonudur.
 
Frontal korteks ve Mantık

 Sevdiğiniz kişiyle beraber olduğunuz süre boyunca siz de  her hareketini olumlu yorup, o bunu hayatta yapmaz diyip, olumsuz  özelliklerini göremediğiniz  bazı süreçlerden geçmiş olabilirsiniz. Hatta ayrıldıktan bir süre sonra “ya ben bunu nasıl görememişim, bu kadar kör müymüşüm?” diye kendinize kızdığınız dönemler de olmuş olabilir. Bu süreçte rol alan en önemli beyin bölgelerimizden biri olan frontal lobtur. Frontal korteks; düşünme, karar verme, planlama, hazzı erteleme gibi mantık süreçlerinde rol alan bir alandır. Aşık bireylerde beyin görüntüleme tekniğiyle yapılan çalışmalarda; bu bireylerin frontal lob işlevlerinde azalma meydana geldiği görülmüştür. Yani bu sebepten bireyler partnerleriyle yaşadıkları olayları mantıksal açıdan yorumlamada yetersiz kalıp duygularıyla hareket ediyor olabilir. Sevgi bitme raddesine geldiğinde bireylerin başta olumluya yordukları gerçekleri sonralardan fark etmesinin daha kolay olmasını buna bağlayabiliriz.
 
Amigdala ve Korku

 Şimdi bir örnek üzerinden başka bir beyin aktivesine değinelim. Kız arkadaşıyla yolda yürüyen bir erkek birey olduğunu ve tanımadıkları başka bir erkek bireyin de kız arkadaşına rahatsız eder derecede baktığını varsayalım. Bu durumda sevgilisine bu derece bakılmasından rahatsızlık duyan erkek bireyin cesaret gösterisinde bulunup, saldırgan tavırların olduğu durumuyla karşı karşıya kalabiliriz. Aşık kişilerde amigdala dediğimiz korku merkezinde baskılanmalar söz konusudur. Bu yüzden birey normalde almayacağı risklere girebilmektedir.
 
Serotonin ve Mutluluk

 Peki serotonin denilince aklınıza neler geliyor? Büyük ihtimal mutluluk ile alakalı şeyler geliyor olabilir, hatta aşık olan insanların kıpır kıpır heyecanlı oluşlarından dolayı bu maddenin fazla salgılandığını da düşünüyor olabilirsiniz ama size yanıldığınızı söylesem ne düşünürdünüz? Yapılan çalışmalar aşık bireylerde ilk zamanlar serotonin miktarında azalma olduğunu göstermektedir.
  Yapılan başka bir çalışma da ise beynimizde beslenme, cinsel davranışlar, kan basıncının ve hormonların düzenlenmesi gibi görevlerden sorumlu olan hipotalamusun, romantik aşkta uyarılımının arttığı görülmüştür fakat bu artışın bir annenin çocuğuna karşı beslediği sevgi için geçerliliği söz konusu değildir.
  Sizlere aşık insanların beyin aktiviteleri hakkında vereceğim bilgiler, bu yazım için bu kadardı. Okuduğunuz için teşekkürler, diğer yazımda buluşmak üzere...

Psikolog Büşra Nur Turan
Mail: turanbusranur@gmail.com


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum