AYDOĞAN: "SANATSAL OKUMA KONUSUNDA ZAYIF KALMIŞIZ"

Sanatını sürrealist tarzda geliştiren ressam Vahap Aydoğan, sanata, topluma ve resme bakış açısı hakkında okurlarımızı bilgilendirdi. Aydoğan, “Toplum olarak sanatsal okuma konusunda zayıf kalmışız. Hem güzel sanatlar okullaşma olarak liseden başlar bence ortaokuldan başlanılması gerektiği kanısındayım… Böylelikle toplum ve ülke olarak sanatsal farkındalığı daha çok ilgi ve ihtiyaçlara göre erken yaşlarda tespit etmiş olacağız…” dedi.

AYDOĞAN: "SANATSAL OKUMA KONUSUNDA ZAYIF KALMIŞIZ"
14 Temmuz 2021 - 16:02
“Sanat sadece sergide sergilenen bir meta; sahnede oynanan bir rol, kulağa hoş gelen bir fon, kitapta yazılmış bir yazıdan ibaret değildir; Psikolojik ve duygusal istikrarın mihenk taşıdır aynı zamanda” diyen ressam Vahap Aydoğan, “Sadece, “Toplum için Sanat” veya “Sanat toplum içindir” gibi “sloganların” neyi savunduğunu anlaşılabilir kılmak adına sanat eserleri, topluma faydalı olacak şekilde üretilmeli, toplumsal konular eserlerin merkezine yerleştirilmelidir; gibi bir düşünce ile sanatı değişen dönüşen farkındalık yaratan bir olgu olarak görmek benim perspektifimde ayrılmaz ikili derim. Salt toplumun düşünce ve yargılarını işleyen bir yapı sanatın ilerlemesi üslup ve tarz anlamında geri planda kalacaktır.



“SANATI TOPLUMDAN BAĞIMSIZ BİR YERE KOYAMAZSINIZ”

Ne sanatı toplumdan bağımsız bir yere koyabilirsiniz. Ne de yerinde sayan bir anlayış ile teknik ve çeşitlilik olmayan akımları görmezden gelebilirsiniz… Örnek teşkil etmesi bakımından: Toplum için sanat anlayışına getirilen eleştiriler, genellikle bu yaklaşımın “mesaj verme” kaygısı üzerine yoğunlaşır. Sanatı farklı değerlendiren kişiler, bu anlayışı benimseyen sanatçıların toplumsal konuları fazla derinlemesine ele aldığına ve mesaj kaygısının zaman zaman sanatsal kalitenin önüne geçtiğine inanırlar. Bu nedenle, toplum için sanat düşüncesiyle üretilen eserlerin, teknik açıdan başarısız olmaya müsait olduğunu düşünürler.’’ Açıkçası sanat da toplumda birbirine bağlı bir zincir gibi, her iki görüş bugün iç içedir diyebilirim” ifadelerini kullandı.


“İLGİ VE İHTİYAÇLARA YÖNELMELİ”

Resmin kendisi için tutku olduğunu vurgulayan Aydoğan, “Çizmeden üretmeden eksik kalıyorum. Resim sanatına yönelmemin en büyük nedeni belki başarısızlıklarla dolu bir akademik okul hayatı. Şüphesiz gözlem ve ilgi resim sanatına yönelmem de etkili oldu. Bazen bir yola girersiniz rehber olmadan ilerleyerek keşfederek benim de resim maceram tamamen spontane …Okul maceramın ortaokuldan liseye kadar ki süreci tamamen zayıf ve hayal kırıklığıyla dolu. Çok başarısız ve yetersiz bir okul çağım vardı. Ve sanatsal derslerim yoktu. Bu yüzden çocukları sadece sayıların testlerin bir zinciri olarak görmemeli yetenek ve yetisine uygun alanlar bulmalı… Özellikle ilgi ve ihtiyaçlara yönelmeli diye düşünüyorum…”

“ÖZEL BİR DUYGU”

Ressam Vahap Aydoğan, açıklamasını şöyle sürdürdü: “İnsan odaklı insan yaşamına dair biyografileri çiziyorum. Soru cevap yoluyla insanın düş ile gerçek arasındaki çizgide buluşturuyor, kişi ile tablo arasında bağ kuruyorum. İnsanın bu dünyadaki yansımasının başka varlıklarda vücut bulmasını sağlamaya çalışıyorum… Kişiyi baz alarak çocukluğundan bugüne ve geleceğe dair duygu düşünce ve yaşamındaki kesitleri tabloya imge olarak aktarıyorum. Realist resim her ressamın ilk etapta uğradığı bir yerdir, yani bir binanın temeli gibi düşünün. Sonrasında temelin üzerini istediğiniz gibi inşa edebilir şekil verebilirsiniz. Resim ya da sanatın her alanı öyledir. Ben fotoğraf makinesinin ya da bir telefonun yapacağı bir işi yapmaktan haz almadım hiç. Bir manzara bir insan portresi gibi. Elimde olmadan deforme ediyorum. Ya da varlıkların hiç olmadıkları yerde; gerçek ve hayalin bir yerde buluşturmayı seviyorum. Yaratmak yeniden üretmek insana inanılmaz bir keşif olanağı sunuyor… Biyografileri “İnsan odaklı insan yaşamına dair çiziyorum. Soru-cevap yoluyla insanın düş ile gerçek arasındaki çizgide buluşturuyor, kişi ile tablo arasında bağ kuruyorum. Kişiye ayna tutmak gibi. İnsanın bu dünyadaki yansımasının başka varlıklarda vücut bulmasını sağlamaya çalışıyorum… Kişiyi baz alarak çocukluğundan bugüne ve geleceğe dair duygu düşünce ve yaşamındaki kesitleri tabloya imge olarak aktarıyorum. Hayatınızda hiç görmediğiniz İnsanların yaşamlarını stilize etmek çok özel bir duygu.”

Tuğçe Yerdelen





 

YORUMLAR

  • 0 Yorum