CHP'Lİ FATMA KÖSE Koronavirüs SALGININA YÖNELİK ALINAN TEDBİRLER HALKTAN YANA OLMALIDIR

 CHP'Lİ FATMA KÖSE Koronavirüs SALGININA YÖNELİK ALINAN TEDBİRLER HALKTAN YANA OLMALIDIR
13 Nisan 2020 - 16:03

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse ;

KORONAVİRÜS SALGININA YÖNELİK ALINAN TEDBİRLER HALKTAN YANA OLMALIDIR

Tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan korona virüs salgının yarattığı ekonomik, sosyal, psikolojik etkileri her gün katlanarak büyüyor. Yaşamı kesintiye uğratan bu olağanüstü durumun sebep olduğu özellikle ekonomik kayıplar ailelere, kişilere ve topluma sosyal ve psikolojik olarak yıkıcı zararlar veriyor. Mevcut salgından en fazla etkilenen kesim dezavantajlı gruplar, kadınlar, çocuklar, korunmasız durumdaki hükümlüler, işçiler, işsizler için hayat daha da zorlaşıyor. Yaşamsal tehdit ile mücadele ettiğimiz bu dönem insan haklarının gözetilmemesinin en gerekli olduğu zamandır.

➢ Korona virüs salgınının yayılmasını önlemenin yolunun "Evde kalmak’’ olduğunu elbette bilinmektedir. Ne var ki, yaşamlarını sürdürebilmek için bir yandan milyonlarca emekçi çalışmaya devam ederken,  iş kazalarının en çok yaşandığı şantiyelerde işçiler çalışırken, yüzlerce işçinin bir arada çalıştığı sektörler faaliyetine devam ederken ve bununla birlikte işsizlik rakamları artarken, insanlar gelir kaybına uğrarken, üretim faaliyetleri durmuşken, kapanan iş yerleri mevcutken, insanlar mali sıkıntılar ve gelecek kaygısı içindeyken sorunları önlemeye yönelik alınan parça parça tedbirler yetersizdir. Sosyal adalet, insan haklarına saygı göz önüne alındığında hükümetin daha şeffaf politika izlemesi, sendikaların taleplerine kulak vermesi, toplumsal hayat ve ekonomi alanında daha kapsamlı önlemler alması gerekmektedir.

➢ Emekçilerin sağlıklı yaşama hakkı ve sosyal hakları ihlal edilmemelidir.  Sosyal devletin yaşama geçirilmesi için; sosyal yardımların genişletilmesi ve sürekliliğinin sağlanması şarttır. İşsizlik aile sigortası uygulanmalı ve toplumun her kesiminin faydalanması sağlanmalıdır.

➢ Ölüm- kalım durumunun yaşandığı bu dönemde kadına yönelik şiddeti önlemeye yönelik bir acil önlem planı alınmalıdır. Bunu yaparken ilgili tüm resmi kurumlar, belediyeler ve kadın örgütlerinin sürece katılması sağlanmalıdır.

➢ Kadınlar en fazla şiddete evde maruz kalmaktadır. Korona virüsü sebebiyle evde kalınan bu günlerde ev içi şiddete maruz kalan kadınların güvenliğinin sağlanması gerekmektedir. Kadınların destek mekanizmalarına ulaşmaları sağlanmalıdır. Kamu kurum ve kuruluşların kadınların eşit hakları olduğuna dair yayınlar yapması gerekmektedir. İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun geçerli olduğuna duyuruların daha çok yapılması gerekmektedir. Salgının yayılmasını azaltmak için alınan tedbirler eşitlik ilkesine dayalı olmalı ve kadınların haklarına erişmelerinde engel olmamalıdır.

➢ Şiddete maruz kalan kadınların sağlık ve adli hizmetlerden yararlandırılması sağlanmalıdır. Şiddet mağduru kadınlara yönelik kadın sığınmaevleri çoğaltılmalı, resmi kurumlar kadınların sahip olduğu haklarını koruyan çağrılar yaparak kadınlar bilgilendirilmelidir. Kadına ve çocuğa şiddet uygulayan kişiler korunacaksa bunlar şiddet mağduru kadınları güvence altına alınarak yapılmalıdır.

➢ Sosyal izolasyonun sağlanarak salgının yayılmasını azaltmak için hükümetin kadın işçilere, çocuğu olan ebeveynlere işten çıkarılmayacaklarını garanti ederek ücretli izin sağlaması gerekmektedir.

➢ Krizi önlemeye yönelik alınan tedbirlerde hükümet ayrım yapmaksızın riskli grupları göz önünde bulundurarak politikalar üretmek durumundadır. Bu riskli gruplarından birisi de cezaevi personelleri, ziyaretçileri, cezaevindeki tutuklu, (kadınlar, ağır hastalar, çocuklar) insanlardır. Ülkemizde cezaevlerinde mevcut kapasitenin üzerinde tutuklu insan vardır. Cezaevleri hijyenin en az bulunduğu kapalı kurumlardır. Bu nedenle cezaevlerindeki tutuklu insanlara test yapılması sağlanmalıdır. Cezaevlerindeki kişisel alanın sınırlı olması ve salgının yayılmasına elverişli bir ortam olması göz önüne alındığında, tutuklu insan sayısının azaltılması sağlanmalıdır.

➢ İnfaz yasası değişikliğinde, siyasi hükümlüler, düşünceleri nedeniyle hapishanelerde olanlara ayrımcılık yapıldığı göze çarpmaktadır. Cezaevindeki insanların yaşayacağı sağlık sorunu bir halk sağlığı sorunudur.  Hükümet istisnasız herkesin sağlık ve yaşam hakkını güvence altına almak ve korumak durumundadır. Toplumun tüm kesimine ayrım yapılmaksızın insan onuruna uygun koşullar sağlanarak muamele yapmalıdır.  

Bu mücadeleden  sağlıklı toplumlar olarak çıkabilmemiz için, insan haklarını ve insan onurunu temel alan demokratik değerleri öncelik veren eşitlikçi tedbirlere bugün her zamankinden daha da çok ihtiyacımız var ifadelerini kullandı. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum