Güney Koreli feministlerden Seul Belediye Başkanının intiharına tepki:

En önemli cinsel taciz davalarını kazanmış bir avukat olan ve kendisini feminist ilan eden Seul Belediye Başkanı'nın cinsel taciz suçlamasının ardından intihar etmesi, Güney Kore'yi karıştırdı. Feministler, eski destekçilerinin ardından 'toplum önünde utanç duymak, ceza çekmekten kaçmak ve kendisini suçlayan kadını susturmak' suçlamasını getirdi.

Güney Koreli feministlerden Seul Belediye Başkanının intiharına tepki:
10 Temmuz 2020 - 18:54

Güney Kore'de önde gelen siyasetçilerden olan Seul Belediye Başkanı Park Won-soon'un cinsel tacizle suçlanmasının ardından intihar etmesi, cinsiyetçilik meselesini yeniden tartışmaya açtı. 

Eski bir insan hakları avukatı olan Park Won-soon, kadın haklarını savunan ve cinsiyet ayrımcılığıyla mücadele eden erkeklerin başında geliyordu ve ülkenin en önemli cinsel taciz davalarını kazanan avukat olarak tanınmıştı. 

Ancak eski sekreterinin hakkında cinsel taciz suçlamasında bulunmasının ertesi günü intihar etmesi, feminist hareketin 'suçlu bulunmak, toplum önünde utanç duymak ve ceza çekmekten kaçtığına' dair eleştirilerini beraberinde getirdi. 

1980 ve 90'larda siyasi aktivistleri savunan Park, 1988'de genç bir kadın sendikacının erkek polis memuruna açtığı işkence davasını, 10 yıl sonra ülkenin ilk işyerinde cinsel taciz davasını kazanmış, böylece işyerinde cinsel tacizin suç haline gelmesini sağlamıştı. 

Geçen yıl kamuya açık bir toplantıda feminist olduğunu söyleyen ve genç bir annenin cinsiyetçi bir toplumda verdiği mücadeleyi konu alan feminist bir romandan parçalar okuyan Park'ın eski sekreteri tarafından cinsel tacizle suçlanması, iç çamaşırlarıyla çektiği selfiler göndermesinin suçlamalar arasında yer alması, aktivistler üzerinde şok etkisi yarattı.

Park'ın intiharı, aynı zamanda hakkındaki ter türlü polis soruşturmasının otomatik olarak kapanması anlamına geliyor.

Yani kendisini itham eden kadın suçlamalarını yasalar önünde kanıtlama fırsatından ve toplum belediye başkanının kendisini nasıl savunacağı bilgisinden mahrum kalacak.

Kadın hakları savunucusu Yun Dan-woo, Park'ın intihar ederek 'onurlu konumunu ve resmi statüsünü koruma' yoluna gittiğini belirtti.

Diğer aktivistler de belediye başkanının intihar ederek kendini suçlayan kadını susturduğunu, artık kadının suçlamalarının toplum tarafından dikkate alınmayacağını dile getirdi.

Bu tepkiler karşısında muhalefetteki Adalet Partisi milletvekili Ryu Ho-jeong, suçlamada bulunan kadına hitap eden bir tweet atarak "Yalnız olmadığını umarım biliyorsundur" dedi. 

#MeToo kampanyasının geniş yankı bulduğu Güney Kore'de iktidardaki merkez sol Demokratik Parti'nin Park dahil pek çok önde gelen ismi cinsel tacizle suçlanmış durumda.

2017'de partinin cumhurbaşkanı adaylığını kazanmak için yarışmış eski vali Ahn Hee-jung, eski asistanı tarafından defalarca tecavüz etmekle suçlanmasının ardından geçen yıl 'gücünü kötüye kullanarak cinsel ilişkiye zorlamaktan' mahkumiyet almıştı.

İkincü büyük kent Busan'ın Belediye Başkanı Oh Keo-don da 'bir kadın çalışanla gereksiz fiziksel temas kurduğunu' kabul ederek üç ay önce istifa etmişti. 

Seul'deki Kore Kadın Gelişim Enstitüsü'nün araştırmacılarından Lee Soo-yeon, bu manzarayı "Siyasi olarak ister muhafazakar ister liberal olsunlar, tüm Güney Kore erkekleri konu cinsiyete gelince çok geleneksel ve ataerkil oluveriyor, güç ve tanınma peşindeki politikacılar istisna değil" diye değerlendirdi.

Erkek politikacıların özel hayatın aynı zamanda politik olduğunu anlamadıklarını söyleyen kadın araştırmacı, "Siyasi kariyerlerine yardımcı olacaksa feminizm destekçisi kesilirler, ama gerçek yaşamda, mesela evde ya da işte kadınlara nasıl muamele ettiklerinin de önemli olduğunu hiç düşünmezler" dedi. 

Aktivistler kendisini 'feminist' diye niteleyen Cumhurbaşkanı Moon Jae-in'in de kadınları akamete uğrattından söz ederken, Harvard Üniversitesi'nin Koreli araştırmacılarından Keung Yoon Bae "Bu hem bireyin hem de siyasi partinin başarısızlığı" yorumunu yaptı. 

Keung "Kore Solu içinde şovenizm, kadın düşmanlığı ve kadınların sorunlarına yönelik körlüğün uzun bir tarihi vardır, taa öğrenci aktivizmine dek dayanır, bu öyle üzerine gitmeden olduğu gibi bırakılamaz" dedi.  

YORUMLAR

  • 0 Yorum