KIYMET BİLMEK

KIYMET BİLMEK
21 Mart 2020 - 12:34

Kıymet Bilmek!

 

“Kıymet bilmek; Kaybedince arkasından ağlamak değil, yanındayken sımsıkı sarılmaktır” der Mevlana. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, elimizde olanla yetinmeyip, durmadan kazanmak, daha çok biriktirmek, daha çok harcamak peşindeyiz. Çok olanı bereketli, güçlü olanı haklı, kuvvetli olanı kazanacak zannederek yanlışlara kapılıp gidiyoruz.

 İnsanımıza şükrü, bereketi, sevmeyi, saygıyı öğretemedik. Huzurun paylaşmakta olduğunu, yeri gelince vermenin almaktan üstün olduğunu gösteremedik. Ama ümidimiz yok değil. Anadolu dediğimiz bu kadim coğrafyada öyle hikmetli sözler, öyle güzel insanlar var ki, gün gelecek onların sayıları artacak ve sevgi, şükür hakim olacak.

 Çocuklarımız ve gençlerimiz, maalesef çok benmerkezci ve haz odaklı yetişip, yaşadıkları için zorluklar karşısında çok daha kolay yıkılabiliyorlar. Gözü hep daha fazla kazanmakta, madden ve manen sorun yaşamaya asla tahammül edemiyorlar. Seyrettikleri reklamlar, izledikleri diziler, rol model aldıkları kişilerin yaşamları hep daha iyisini istemeyi ve bulundukları halden menün olmamayı öğretiyor onlara.

 Sıcak bir havada bir bardak soğuk su içmenin, karnı aç uyumamanın, rahat bir yatakta yatabilmenin, başlarını okşayan bir seveni olduğunu bilmenin, hastalandığında doktora gidebilmenin, ne demek ve ne kadar değerli olduğunun çoğu kez farkında değiller. Bunda biz anne babaların günahı büyük aslında. Çocukluk ve gençliğimizde yaşadığımız zorlukları onlara yaşatmama adına her konuda şükredebilmeyi öğretemedik onlara. Talepleri karşılayalım derken daha zor durumları görüp ders almalarını engelledik.

 Tüm dünyayı esir eden şu Corona Virüs Salgını nedeniyle alınan tedbirler sonucu zorunlu olarak almamız gereken tedbirler sonrası şimdi dua ediyoruz tekrar normal hale dönmek için. Camilerin ve cemaatle kılınan namazların, gönül dünyamızın merkezi Kabe’nin, kıymetini daha çok anlıyoruz şimdi. Değerini idrak edemediğimiz nimetlerin kadrini kaybedince farkına varıyoruz. Salgın durunca ve her şey normale dönünce ilk ezanla birlikte camiye koşmayı özleyen büyüklerimiz var. Gözyaşları ile camide namaz kılmayı hayal eden namaz sevdalıları var. Şimdi onlar “değerini bilemedik Allah bizi yoklukla imtihan ediyor” diyorlar. Varlık vakti kıymet bilelim, şükredelim. 

Aslında onlara varlığın, anne ve babası ile birlikte olmanın, cennet gibi güzel olan bu ülkede hür ve bağımsız olarak yaşayabilmenin, bayrağımızın gökyüzünde dalgalanmasının, ezanın günde beş kere minarelerimizden okunmasının ne büyün nimet, sağlığın ne büyük devlet, yaşamanın, şükretmenin ne büyük servet olduğunu öğretmek çok da zor değil. Başımızı ellerimiz arasına alalım ve sahip olduklarımızı bir düşünelim, Rabbimize şükredelim, birliğimize ve dirliğimize dua edelim ve gelecek nesle Anadolu’nun kadim değerlerini, onların anlayacağı dilden öğretmeye çaba sarf edelim. 


Miraç Kandilinizi en kalbi duygularımla tebrik eder, insanlığa bereket, sağlık ve huzur getirmesini temenni ederim. Tüm insanlığın kurtuluşuna vesile olmasını Rabbimden niyaz ederim. Selam, saygı ve dua ile. 

Dr. Muzaffer Yurttaş


YORUMLAR

  • 0 Yorum