Av. Beyzanur Bektaş

Av. Beyzanur Bektaş


Kuru Ekmek Kavgası

02 Ocak 2021 - 13:10

Covid-19 ile 9 aydır cebelleşiyoruz. Tıpkı büyüklerimiz gibi ileride çocuklarımıza ya bak biz bunu da yaşadık, çok kötüydü ama atlattık demeyi umuyorum. Tabi ki bu pandemi dönemi sadece sağlık camiasında bir değişime sebep olmadı iş dünyasına da yansıdı. Bu sebeple farklı ülkeler farklı hukuki kararlar aldı ve bunu sosyal yaşamlarına uyguladılar.
Amerika’da emsal niteliğinde bir karar verildi; Polisin yüzüne Covid-19 hastası olduğunu söyleyerek öksüren adam 2 yıl hapisle cezalandırıldı. Böylece Korona silah olarak sayıldı!
Salgın tüm Dünya’da yayılırken Belçika, Güney Afrika, Kanada, Malezya, İtalya ve Fransa'da COVID-19 meslek hastalığı olarak sayıldı. ABD'de ise koronavirüs hastalığının iş ile ilişkili olduğu kabul edilmiştir.
SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 07 Mayıs 2020 tarihinde yayımlanan Koronavirüs (COVID-19) konulu ve 2020/12 sayılı Genelgede işyerinde bulunduğu sırada veya işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle koronavirüs hastalığına yakalanmaları iş kazası olayı veya meslek hastalığı değil, hastalık sayılacağı açıklandı.
Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük olarak kanunda tanımlanmıştır. Eğer kişi yürüttüğü iş nedeniyle bu hastalığa yakalandıysa yani bu işi yürütmeseydi hastalığa yakalanmayacaksa bu hastalık meslek hastalığı olarak kabul edilmelidir.
Covid-19 sürecinde hayatımıza kısıtlı imkanlarla da olsa devam ediyoruz ve evimize ekmek götürmek zorundayız. Çalışan birçok işçi ve sağlık çalışanı var. Covid-19 ülkemizde henüz meslek hastalığı olarak kabul edilmese de Türkiye’nin yaşanan bir gerçeği var. Birçok insan işini yaptığı için bu hastalığa yakalanıyor. Mesela adliyede her gün bir kalemde Covid vakası görülüyor. Hem adliye personelleri hem de avukatlar böylelikle risk altına giriyor.
Pandemi süresince birçok sağlık çalışanımız Covid-19’a yakalandı ve birçok sağlık çalışanımızı kaybettik. Bu kadar zor şartlarda bizim için canını feda eden günlerce evlerine gidemeyip, ailelerinden uzak kalan beyaz meleklerimiz Covid-19’un meslek hastalığı olarak kabul edilmesini istediler. Türkiye'de meslek örgütleri ve sendikalar, sadece sağlık çalışanları için değil, işi gereği buna maruz kalan tüm sigortalı çalışanlar için koronavirüsün meslek hastalığı ve iş kazası olarak tanımlanması gerektiğini savunuyor.
Bununla da yetmedi pandemi döneminde siyasal iktidar ücretsiz izin diye bir şey getirdi. Bu getirilen ücretsiz izin düzenlemesi hem işçinin ücretini alamamasına sebebiyet verirken başka bir işte de çalışmasına engel oldu. Her işçinin bakmakla yükümlü olduğu bir ailesi var. Ortalama her işçi 4 kişiye bakacak olsa 14 milyona yakın işçi var bunu 4 ile çarpın 56 milyon vatandaş şu an mağdur. Sadece işçi vatandaşlarımızla bitmiyor esnaf kan ağlıyor, kira desteği yok(açıkladılar ama yetmez!) vergiler çatır çatır alınıyor. Öğrenciler eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanamıyor her öğrenciye tablet, TV, bilgisayar verileceği söylenmesine rağmen birçok öğrenci online yapılan eğitimlerden hem mağdur oldu hem de gerekli verimi alamadı.
14/12/2020 tarihinde TBMM’de CHP Milletvekili Engin Altay’ın “Millet aç, perişan. Evet , herkesin midesine bir şey giriyor, kuru ekmek giriyor.” Şeklindeki söylemine AKP Milletvekili Şahin Tın “ O zaman aç değil demek” diye cevap verdi. Bunca insan ekmek kavgası verirken şu son 9 ayda yaşadıklarımız hepimizde ciddi sıkıntılar yaratmışken bu söylem milletin aklıyla dalga geçmektir. Beyefendi siz zenginlikten ölürken, halk açlıktan ölüyor!
Her gün bu ülkede bu iktidarla ölüyoruz, anlayacağınız kuru ekmek kavgasına ölüyoruz

YORUMLAR

  • 0 Yorum