Av. Beyzanur Bektaş

Av. Beyzanur Bektaş


Ya Bağımsızlık Ya Ölüm ...

18 Mayıs 2020 - 20:24

Her yıl sokaklarda kutladığımız 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı bu yıl Covid-19 sebebiyle evlerimizde kutlayacağız. Tıpkı 23 Nisan’da olduğu gibi balkonlarımızı süsleyecek, marşlarımızı okuyacak, Mustafa Kemal Paşa’yı anacağız.
Birinci Dünya Savaşı’nın kaybedilmesinin ardından Osmanlı Devleti sefil ve perişan haldeydi. Ülkede hastalık ve açlık artmış, eğitim ve ilim geri planda kalmıştı. Mustafa Kemal Paşa’da bir şekilde duruma el atması gerektiğini biliyordu. Padişah ve sadrazam ile düşman devletlerine boyun eğmemek için konuştuysa da onları ikna edemedi ancak Anadolu’ya gidip milli mücadeleyi başlatması gerekiyordu çünkü başka türlü kurtuluş yolu yoktu. Tam o sırada Karadeniz’de vatanımızı işgal eden düşman devletlerine karşı halkın ayaklanması başladı. Mustafa Kemal Paşa bizzat Padişah tarafından isyanı bastırması için “Üçüncü Ordu Müfettişi” olarak Samsun’a gitmek üzere görevlendirildi. İşte böylece büyük direniş başlayacaktı.

“Temel ilke, Türk ulusunun onurlu ve saygın bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu, ancak tam bağımsız olmakla sağlanabilir. Ne kadar zengin olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar toplumlar karşısında uşak durumunda kalmaktan öteye gidemez.
Yabancı bir devletin koruyuculuğunu istemek, insanlık niteliklerinin yoksunluğunu, güçsüzlüğünü ve beceriksizliğini açığa vurmaktadır.
Oysa Türk’ün onuru ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür.
Böyle bir ulus, tutsak yaşamaktansa yok olsun, daha iyidir.
Öyleyse, ya bağımsızlık ya ölüm!''

Samsun’a bu mantıkla yola çıkmıştı. Samsun’dan Anadolu’ya geçmek için Havza bölgesinde arabaları bozulmuş, tamir ederken de Mustafa Kemal Paşa o güne kadar ülkede kimsenin duymadığı ancak sonrasında da defalarca söyleyecekleri “Dağ başını duman almış... Gençlik Marşını” arkadaşlarıyla söylemişlerdir. Mustafa Kemal Paşa, yıllar sonra 19 Mayıs’ı da doğum günü olarak kabul edecektir.
Mustafa Kemal Paşa: 1.74 boyunda,76 kilo, sarı saçlı, mavi gözlü; ileri görüşlü, zeki, disiplinli, hoşgörülü; kitap okumayı, at binmeyi, bilardo oynamayı, yüzmeyi sever ve sanata önem verirdi. Arkadaşlarına gençken ileride kimin hangi görevlere geleceğini tek tek söylemiştir, arkadaşlarının “Peki sen ne olacaksın?” sorusuna da “Sizleri atayan adam olacağım.” demiştir. Bir gazetecinin “Hiç aşık oldunuz mu Paşam?” sorusuna Mustafa Kemal Paşa da: “Ömrüm savaş cephelerinde geçti özel hayata zaman kalmadı ki! Ancak sanmayın askerlerinde kalbi yoktur, bizde insanız sonuçta…” demiştir.
Mustafa Kemal Paşa; Rumeli kültürüyle yetişmiş, hayatının çoğu cephelerde geçmesi nedeniyle hep doğduğu topraklara hasret kalmıştır. İzmir’i çok sevmesinin en büyük nedenlerinden biri de doğduğu yer olan Selanik’e benzerliğidir.

Bundan 3 sene önce Balkan turuna katılmıştım. Bulgaristan, Makedonya, Yunanistan olmak üzere üç ülkeyi gezmiştik. Balkan turuna gittiğinizde en çok gördüğümüz yerler Osmanlı’nın Balkanlar’da yaptırdığı tarihi köprüler ve Atatürk’ün zamanını geçirdiği sokaklardı. Atatürk’ün Manastır şehrinde Eleni adlı bir Makedon güzele aşık olduğunu ve çok sevdiği şarkılara konu olan o meşhur havuzlu çeşmeyi Makedonya’ya gidince öğrenmiştim. Selanik’te Mustafa Kemal Paşa’nın doğup büyüdüğü evine gittiğimizde balmumumdan yapılmış heykeller vardı. Atamızın evinden çıkıp sahile doğru yürüdüğümüzde de gördük ki Aristoteles Meydanı ile Beyaz Kule arası olan sahil yolu; İzmir’de ki Alsancak 1. Kordon’a çok benziyor. Gezimizin son durağında ise Yunanistan’a ait Kavala şehrine gitmiştik. Ailemle deniz kenarında banklarda oturduğumuz sırada 60 yaşlarında bir beyefendi yanımıza oturdu ve biraz sohbet ettik. Kavala’nın girişinde dikkatimi çeken ve bizi rahatsız eden “Defol Türkiye!” gibi ilan panoları bulunmaktaydı. O Beyefendi’ye dedim ki: “Ülkelerimiz birbirine yakın, birbirimize gidip geliyoruz, yeri geliyor gençlerimiz evleniyor, nedir bu düşmanlık! Bu yazılar açıkçası bizi üzdü.”

O da beni çok etkileyen ve hiç unutmayacağım bir cevap verdi :“ Bizi ayrıştıran aslında siyasiler yoksa hepimiz kardeşiz, neden düşman olalım ki! Ben Türkleri çok seviyorum.”
Bu cevap çok doğruydu ve o zaman bir kez daha anladım ki Mustafa Kemal Atatürk İnsan Hakları temelli inkılaplar oluşturmuş ve tam bir devrim yapmıştı. Bu yüzden Türk milletinin ve vatanımızın kurtuluşu olan “Ya Bağımsızlık Ya Ölüm!” demiştir. Atam yaptığın her şey için ulus olarak ebediyen minnettar kalacağız. Doğum günün kutlu olsun Sarı Zeybek. Biz hep senin evlatların olarak açtığın yoldan dimdik yürümeye devam edeceğiz. Sen hep kalbimizde olacaksın.
Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa



 

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • Rifat Özer
    2 ay önce
    Bir solukta okunan... Bilgi yüklü, akıcı ve duru bir anlatım. Kutlarım...
  • Atilla ERTÜRK
    2 ay önce
    Çok güzel bir yazı kaleme almışsın Uluönder için kalemine sağlık tebrik ediyorum Beyza Hanım sizi
  • Sinan İŞLEYEN
    2 ay önce
    Kaleminize yüreğinize sağlık Beyzanur hanım milli mücadeleyi başlatarak bağımsızlığımıza dem vurmuş ulu önderimizi saygıyla ve minnetle anıyoruz.
  • Saim Eroğlu
    2 ay önce
    Beyza hanım 19 Mayıs “ Ya İstiklal Ya Ölüm” yazınızı çok beğendim, Balkan turu anılarınız yazınıza renk katmış. İki ülkenin halkları kardeşçe yaşayabilir ama siyasiler bozuyor.