Bekir Aksoy

Bekir Aksoy


Avrupa küçülürken Türkiye nasıl büyüdü

03 Haziran 2020 - 11:18

Geçen hafta ülkemizde iki defterin olduğunu belirtmiştir. Birisi eski tabirle, Defteri Kebir diyebileceğimiz Genel Bütçe, diğeri de Veresiye Defteri olan Hazine Finansman Tablosu veya Borç-Alacak Defteri.  Yine, geçen hafta Hazine Veresiye Defterinin durumunu anlatmaya çalışmıştık.  Bu bağlamda, bu defterin çok fazla bilinmediğini, aslında perdenin arka tarafında Hazine Veresiye Defterinde gerçek tablonun daha belirgin bir şekilde görüldüğünü ve geçmişte yaşanan ekonomik krizlerin bu defterdeki kayıtlardan yani borç, alacak kayıtlarından kaynaklandığını, sonrasında diğer alanlara sıçradığını anlatmıştık. 
Bu haftada ilk 4-5 aylık verilerden hareketle perdenin görünen kısmını yani 2020 Genel Bütçesinin nereye gittiğini anlatmaya çalışacaktık.  Ancak, hafta sonu 2020 Büyüme rakamları ve bu büyüme rakamlarının medyada ele alınış biçimini görünce, aslında büyüme konusunda ne olduğunu anlatmak zarureti doğdu.  Çünkü, Sabah gazetesinin Hürriyet Ekonomi Bölümünde “Avrupa küçülürken Türkiye Büyüdü” haberinin başlığını okuyunca yazmasak olmazdı.  
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 yılı ilk çeyreğine (Ocak-Mart) ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı. Buna göre, GSYH, bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 4.5 artış gösterdi. Büyüme rakamlarının duyurulmasının ardından Hazine ve Maliye Bakanı B. Albayrak, “Tüm dünya ülkelerinin daraldığı bir dönemde Türkiye’nin pozitif ayrıştığını, 2019 üçüncü çeyreğinde başlayan büyüme eğiliminin tüm muhalif kesimlerinin iddia ettiği ve beklediğinin aksine halen devam ettiğini, 2020’yi pozitif büyüme performansıyla tamamlayacağımızı tahmin ediyorum.” ifadesini kullandı.  Sonrasında ağabey S. Albayrak’ın editörlüğünde tüm medyanın ekonomi bölümlerinde “Avrupa küçülürken Türkiye Büyüdü” manşetlerini görünce bir anda ülkemle gurur duymaya başladım.  Fakat bu duygu seli maalesef fazla uzun süremedi. Neden? Rakamları inceleyince gerçekler ortaya çıkıyorda ondan.
2020 yılı Ocak-Mart arası bu büyümenin iki temel sebebi var.
Birincisi, geçtiğimiz yıl, yani 2019 yılı Ocak-Mart arasında büyümenin eksi yüzde 2,3 olması, istatistik bilimindeki tabirle baz etkisi bu yılı yukarıya çekiyordu.  Geçen yıl ilk çeyreğin verileri o kadar kötüydü ki, bu yılki rakamlar ister istemez pozitif çıkacaktı.
İkinci neden, ülkemizde Kovid-19 pandemisinin etkisinin Mart ayının ikinci yarısından itibaren görülmeye başlanması.  Diğer bir ifadeyle, bizde salgının büyüme rakamlarına yansıması sadece 10-15 günlük, yani pandemi etkisi sınırlı kalmıştı.
Şimdi gelelim Avrupa ülkelerinin küçülmesine;
2020 ilk çeyreğinde Fransa yüzde 5,4   İtalya yüzde 4,6   Almanya yüzde 2,3 küçüldü, ekonomik daralma meydana geldi.
Amerika Birleşik Devletleri ise yüzde 5 oranında daralma yaşadı aynı dönemde.
Pandemin çıkış ülkesi olan ve uzun yıllar en yüksek büyüme oranlarına sahip Çin bile yüzde 6.7 küçüldü.
Tüm Avrupa ülkelerinde, Çin ve ABD de bir önceki dönemde, 2019 Ocak-Mart döneminde ekonomik küçülme yok. 2019 ilk çeyreğinde Fransa, İtalya, Almanya Avrupa ülkeleri yüzde 1.3-1.6 arasında büyürken, ABD yüzde 2.2, Çin ise yüzde 6.2 lerde büyüme oranlarına sahipti.  Yani bir önceki yıla göre baz etkisi bu ülkelerde Türkiye’nin aksine büyümeyi aşağıya çekiyordu. 
Şimdi de salgının çıkış tarihlerine bakalım. Çin’de salgın Aralık 2019 da, İtalya’da Ocak ayının başında,  İspanya Ocak ortası, Fransa’da ise Ocak ayı sonunda, 25 Ocak’ta, Almanya da ise Şubat ayının ortalarında salgın görülmeye başlandı. Biz de ise 11 Mart 2020 de. Haliyle, Avrupa  ülkelerinde ekonomik küçülme veya daralmanın olması kaçınılmaz bir realite. 
Öte yandan, büyümenin niteliğine ve kalitesine baktığımızda bir başka gerçek daha ortaya çıkıyor.  TÜİK in tablosu;

İlk Çeyrek Sonuçları (%)20192020GSYH'de Payı
Yerleşik hane halkının tüketimi-5,15,156,9
Devletin nihai tüketim harcamaları6,66,216,6
Gayrı safi sabit sermaye oluşumu-12,4-1,425,9
Stoktaki değişiklikler0,00,04,8
Mal ve hizmet ihracatı8,7-1,029,5
Mal ve hizmet ithalatı29,3-22,1-33,6
GSYH Büyümesi-2,34,5100,1
 
Büyümenin niteliğine veya kaynağına baktığımızda ise devletin nihai tüketim harcamaları (yüzde 6,2) ve hane halklarının tüketimi (yüzde 5,1) öne çıkıyor. Buna karşılık sabit sermaye yatırımları ve ihracat düşüyor, küçülüyor. Bu arada, sabit sermaye yatırımlarının tam altı çeyrektir yerinde saydığını hatta son iki dönemdir küçüldüğünü de belirtmek gerekiyor. Demek ki, Türkiye 2020 ilk çeyreğinde tüketim harcamaları, büyük oranda da kamu bankalarının ucuz kredi; otomobil ve konut, tüketici kredi destek paketleriyle büyümüş görünüyor.  Bununla gurur duyulur mu, takdir size kalmış.  
Şimdi herkes ikinci çeyreği merak ediyor. Uzun uzadıya hesap yapmaya gerek yok. Ülke olarak ortalama aylık 62 milyar dolar GSYH üretiyoruz. Korona salgınının 2.5 ay süren tam ve Haziran ayından itibaren oransal (kısmi) etkisini düşünürsek bu yılki GSYH’yi kendiniz bile hesaplayabilirsiniz. TÜİK e ihtiyaç kalmaz, zaten oraya da artık “özel kalem müdürler” nezaret eder oldu. 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum