Tuğçe Yerdelen

Tuğçe Yerdelen

Kültür Sanat

Kim daha "hayvan"?

13 Temmuz 2021 - 13:37

“Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir” Mahatma Gandhi

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından, Hayvanları Koruma Kanunu, değişiklik yapılarak kabul edildi. Buna göre; “‘süs’ ibaresi olamayacak, mevcut halde kabahat niteliğinde olan hayvanlara işkence yapmak, acımasız ve zalimce muamelede bulunmak, hayvanlara cinsel saldırıda bulunmak ve tecavüz etmek fiilleri suç kapsamına alınacak. Ev hayvanı satış yerlerinde (petshop) ortamın hayvan sağlığı ve etolojisi bakımından uygun olmaması sebebiyle kedi ve köpek bulundurulması yasaklanacak. Ev hayvanı tanımına gerçek kişiler yanında tüzel kişilerin sahipliğinde bulunan hayvanlar da dahil edilerek kapsam genişletilecek. Yerel yönetimler, gönüllü kuruluşlarla iş birliği içinde, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için hayvan bakımevleri kurarak onların bakımlarını, tedavilerini sağlayacak ve eğitim çalışmaları yapacak. Kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmakla yükümlü olacak.” Fakat hayvan severler ve hayvan hakları savunucuları yapılan değişikliğin daha geniş çaplı olması gerektiği konusunda hemfikirler. Tüm hayvan severlerin dileği, hayvanların daha iyi koşullar altında, eziyet görmeden yaşaması… Bir hayvan sever olarak ben de aynı temenni de bulunuyorum.

1 KAP SU, 1 KAP MAMADA YOL ALAMADIK!


Dillere pelesenk olan “1 kap su, 1 kap mama”yı hala tam olarak uygulamaya geçiremedik. Hayvan severler büyük bir titizle su ve mamanın önemini ne kadar vurgulasa da ne yazık ki bir arpa boyu yol gidemiyoruz. Ne kadar acı. Oysaki sokaktaki sahipsiz hayvanlar 1 kap suya ve 1 kap mamaya muhtaç. Her gün belli bir noktaya su bırakmak zor olmasa gerek. Herkes kendi oturduğu mahallesindeki sahipsiz hayvanlara, sahip çıksa zaten ortada sorun kalmayacak. Fazla olan ve yiyemediği yemeği bir kap ile sokağa bırakmak çok mu zor? Yemek bulamayıp, su içemeyip hayatını kaybeden o kadar çok sokak hayvanı var ki. İnsanlarımız yani toplum biraz da onların gözünden bakmayı öğrenmeli. İnanın bir kediyi, bir köpeği anlamak zor değil. Onlar hepimizin sevgisine, ilgisine, merhametine ihtiyaç duyuyor.

Üstümüze düşen görevi yapıp sokaktaki dostlarımıza daha iyi davranalım, hiç olmazsa onları korkutmayalım. Hele bazı insanlar, gerçi onlara da “insan” demek bile zor, o zavallıcıklara neler ediyorlar, tekme atanı mı dersin, türlü türlü işkence yapanı mı, tecavüz eden mi! Hangi zihniyetle hayvanlara bunu yapıyorlar, inanın anlamıyorum. Hele ki bu durumun değişmemesini hiç anlamıyorum. Nasıl bir hayvana işkence edilebilir? Bazısı eğlence olsun diye hayvanları dövüyor. Kimse kusura bakmasın lakin, eğlence olsun diye bir hayvan dövülmez, dövülemez. O hayvanın canı yakılmaz, günahtır. Gerçi zaten günah umurlarında mı? Diliyorum ki, hayvanlara her türlü kötü muamele yapanlar, yaptıklarını misliyle öder.

Gelin şimdi, Hayvan Hakları Evrensel Bildirisi’ne göre genel olarak belirlenen hayvan haklarını öğrenelim:
1. Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler.
2. Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan, öbür hayvanları yok edemez. Bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez. Bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla görevlidir. Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır.
3. Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır.
4. Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel doğal çevrelerinde karada, havada ve suda yaşama ve üretme hakkına sahiptir. Eğitim amaçlı olsa bile özgürlükten yoksun kılmanın her çeşidi bu hakka aykırıdır.
5. Geleneksel olarak insanların çevresinde yaşayan bir türden olan bütün hayvanlar uyumlu bir biçimde türüne özgü yaşam koşulları ve özgürlük içinde yaşama ve üreme hakkına sahiptir.
6. İnsanların yanlarına aldıkları bütün hayvanlar doğal ömür uzunluklarına uygun sürece yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etmek acımasız ve aşağılık bir davranıştır.
7. Bütün çalışan hayvanlar iş süresi ve yoğunluğunun sınırlandırılması ve güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.
8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır. Tıbbi, bilimsel, ticari ve başkaca biçimlerdeki her türlü deneyler için de durum böyledir.
9. Hayvan beslenmek için yetiştirilmişse de bakılmalı, barındırılmalı, taşınmalı, ölümü de acı çektirmeden ve korkutmadan olmalıdır.
10. Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz, hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlardan yararlanılan gösteriler hayvan onuruna aykırıdır.
11. Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi yaşama karşı suçtur.
12. Çok sayıda yabani hayvanın öldürülmesi demek olan her davranış bir soykırım, yani bir suçtur.
13. Hayvan ölümüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanın öldürüldüğü şiddet sahneleri sinema ve televizyonda yasaklanmalıdır.
14. Hayvanları koruma ve savunma kuralları, hükümet düzeyinde temsil olunmalıdır. Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır.


 

YORUMLAR

  • 3 Yorum